İzlediğim bütün haberlere inandım. Stresten ruhumu depresyon denizine attım. İçimde, korkudan yarattığım dalgaların altında kaldım.
Arkadaşlarımı, yürüyüşlerimi, sahili özledim. Ama en çok doya doya sarılıp öpmeyi özledim. Fazla kitap okuyamadım, kafamı veremedim. Film izleyemedim, hiçbir hikaye beni ilgilendirmiyordu artık. Çünkü burada gerçek bir savaş var. Bir tek bu hikaye gerçekti benim için, telefon konuşmalarımda başka hiçbir konu konuşmaz olmuştum. Tek konumuz vardı COVİD-19. Yarasadan nasıl geldi ki ? Diye düşündüm biraz. Sonra bir baktım ki iki haftam kolumu bile kıpırdatmadan geçmiş. Ben de bu işe en azından kendi ruh sağlığım için bir dur deyip çözemediğim düğümü bir köşeye bırakır gibi attım.


Gidişatı değiştiremeyeceğim için sadece izlemeye karar verdim. Zaten stresin iğneli koltuğunda oturmaktan çok sıkılmıştım, kendimi yavaş yavaş haberleri izlemekten aldım. Onun yerine evimin huzurlu kollarına bıraktım kendimi.
Ruh sağlığın ve düşüncelerin iyi olunca aslında her yere gidebileceğini anladım. Zaten gözlerimi kontrol etmeyi öğrenmiştim. Beni huzursuz eden her şeyi ve kafamın içinde kurduğum felaket senaryolarını uçan bir balona doldurup gökyüzüne gönderdim. Bunların hepsi bir anda olmadı tabi ki. Önceleri bunları öğrenmeme rağmen yapmadım, ama en azından artık uyanıyordum, bütün gün pijamayla dolaşmak yerine güzel kıyafetler giyip moralimi yükselttim.
Üçüncü hafta dümeni elime aldım, örgü örmeye başladım, sosyal mesafemi korudum, ihtiyaçlarımı çoklu alıp markete gitmeyi azalttım, kitap okumaya, film izlemeye, yemek yapmaya başladım. Evde ne yapılabiliyorsa yaptım. Haberleri izlemeyi ve vaka sayılarını takip etmeyi bırakınca kendime daha bir iyi geldim. Zaten bu senaryoyu bilmeninde bilmemeninde bir faydası yoktu bana. Evde kalmam gerektiğince evde kalacağım, çık denilince de çıkacağım. Çok basit bir denklem. Ama bu süreçte öğrendiğim bir şey varsa, endişe koronadan daha büyük bir virüs.
Şuan dördüncü haftadayım hala nefes alıp veriyorsak, sevdiklerimizin sağlığı yerindeyse ve yiyeceğimiz varsa nerde olursak olalım dünyanın en şanslısı biziz demektir. Zaten gözümü kapattığım anda istediğim her yere götürüyor hayal gücüm beni… Deneyin, faydasını göreceksiniz.

İREM SARIKAYA