İkindiler

Kışta en sevmediğim yan ne biliyor musunuz? Hayır, öyle soğuğu, yoksula düşmanlığı, lahana gibi ve pahalı giyinme koşulları değil. Onda en çok kızdığım o kısacık günün içinde en sevdiğim zaman dilimi olan, öğleyle akşam arasındaki İKİNDİ vaktinin neredeyse hiç kalmayışı… Oysa ne güzeldir ikindiler. Hoş bir mahmurluk çöker insana, bir kaç saat sonra gelecek olan güzel akşam serinini hayal etmek ne güzeldir. Çocukluğumun ve genç bir kadınlığımın ikindileri çok güzeldi.

Çocukken ve genç kızken, anneanemin eski Rum evinde, üst katta sözde uyumaya çekilir ama bolca hayal kurardım. Onları hatırlamıyorum bile… Ama dayımın Akbaba dergilerini, onlardaki karikatürleri okuduğumu hatırlıyorum 😊 Demek ki hayal de uçar, yazı kalırmış. Genç bir kadın olduğumda, Karadenizin başlangıcında bir yazlığımız oldu, babacığım elceğiziyle bir kameriye yaptı bahçenin bir yanına… İki on yıl kadar kaldı, sonra sökülüp atıldı, yerine de bir başkasını yapmadık. Orada geçirirdim ikindileri… Kâh okur, kâh dikiş diker, kâh öyle boş boş Ağustos böceklerini dinlerdim.

Ne güzel günlermiş. Belki diyorum, belki daha sıcak ve daha mavi bir denizde yine güzel ikindilerim olur, kimbilir?

Ağustos ayının o bunaltıcı sıcaklarından sonra serin bir soluk gibiydi kırkindi yağmurları.Artık ne o yağmurlar kaldı ne de mevsimler.

Her yeri gezdim, gönlüm Ege’de kaldı…

SUNA ÇİFTCİ

Kırk İkindi Yağmurları – Necati CUMALI

Sabahları aşık değilim dedim Hakikaten de öyleyimdir Her sabah rahat, neşeli olurum Hatta sesime bakmadan türkü söylerim Herkes gibi işime giderim bende Çalışmak sanki özlediğim bir şeydir Sonra yavaş yavaş o aklıma gelir Havam bulutlanır gitgide Peşinden koşmaktan yorgun düşerim

Çekilmez olur artık şehir Bilirim şimdi kırlarda Bir hayvan sakince suya eğilmiştir Trenler geçip giderken küçük kuşlar Durmadan yer değiştirir telgraf tellerinde

Gitsem gezinsem derim limanda Rıhtım kahvelerinden birinde otursam Bir şey içsem ve dönsem Değiştirsem elbisemi, Yahut uzanıp saatlerce uyusam Belki bu dertten kurtulurum Derim ama akşam olur Gene kapına düşer yolum.