Kış aylarında işyerleri, okul, sinema gibi kapalı ve kalabalık ortamlarda kalış sürelerinin artması göz enfeksiyonlarının artışında etkili olabilir. Gözlerde kızarıklık, sulanma, çapaklanma, kaşıntı, ışığa hassasiyet, sarımtırak akıntı belirtiler arasında.

Çok sayıda hastalığa neden olan soğuk havalar göz sağlığımızı da etkiliyor. Viral enfeksiyonların görme bozukluğuna neden olabileceğine dikkat çeken Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Mitat Altuğ, “Ayrıca kış aylarında kapalı ortamlarda daha sık vakit geçirilmesi sebebi ile artan ev tozu akarları ve küf mantarları maruziyeti alerjik konjonktivit olgularını da tetikleyebilir” uyarısında bulundu. 

HAVA KİRLİLİĞİ DE ETKİLİ

Soğuk havalarda üst solunum yolu enfeksiyonlarındaki artışın yanı sıra bakteriyel ve viral göz iltihaplanmalarında da artış görülüyor. Ayrıca artan hava kirliliğinin yanısıra kapalı ortamlarda daha sık vakit geçirilmesi sebebi ile artan ev tozu akarları ve küf mantarları maruziyeti alerjik konjonktivit (göz alerjisi) olgularını da tetikleyebiliyor. Kışın alışveriş merkezleri, toplu taşıtlar gibi kapalı ve kalabalık ortamlarda kalış sürelerinin artmasının göz enfeksiyonlarının artışında etkili olabileceğini belirten Altuğ, “Özellikle de adenovirüslere (üst solunum yolları hastalıklarına yol açan bir grup virüs) bağlı salgınlara soğuk kış aylarında sıklıkla rastlamaktayız” dedi. 

IŞIĞA HASSASİYET

Gözlerde kızarıklık, sulanma, çapaklanma, kaşıntı, ışığa hassasiyet, sarımtırak mukoid akıntı, bu hastalığın bulguları arasında olduğunu kaydeden Altuğ, “Daha da önemlisi hastaların önemli bir kısmında gözün kornea dediğimiz saydam tabakasını da tutarak görme azalması yapabileceğinden en kısa zamanda bir göz hekimine başvurmak gerekir” diye konuştu. 

Göz kuruluğu problemine de dikkat çeken Altuğ, özetle şunları söyledi: “Kışın havadaki nem oranı düşüktür. Ayrıca Covid-19 pandemisi ve havaların soğumasıyla birlikte kış aylarında zamanımızın büyük bir bölümünü evde, kapalı bir ortamda geçiriyoruz. Bunun yanı sıra ofisten ve evden çalışmaya devam edenler, genellikle bilgisayar başında, gözlerini uzun süre kırpmadan uzun saatler boyunca çalışıyorlar. Yanan kaloriferler, çalışan klimalar havanın nem oranını daha da azaltmaktadır. Başlıca yakınmalar gözlerde yapışıklık hissi, batma, kızarıklık, bazen batma sonrası ani refleks sulanma atakları şeklindedir.” 

ORTAK KULLANMAYIN

Kış aylarında artış gösteren adenovirüs salgınlarının hem boğaz hem de göz enfeksiyonlarına neden olduğu için göze solunum yolu ile de rahatlıkla bulaşabilir. Altuğ, “Bu yüzden hasta kişilerin havlu, yastık kılıfı, mendil gibi eşyalarını diğerlerinden ayırmaları ve özellikle göz için kullanılan makyaj malzemelerini başkalarıyla paylaşmamaları gerekir” önerilerinde bulundu.

GÖZ KURULUĞUNDAN KORUNMA YOLLARI

– Ortamı nemlendirin: Sık sık havalandırmaya dikkat edin. Ev, ofis ve araç içerisinde klima, doğrudan yüzünüze üflemesin. Kaloriferlere nemlendirici koyarak ya da soğuk buhar üfleyen nebulizatörler kullanılarak ortamın havası nemlendirilebilir.

– Omega 3’ten zengin beslenme: Sağlıklı gözyaşının en üst katmanını yağ tabakası oluşturuyor. Omega-3 tabakayı destekleyerek gözyaşı kalitesini artırıyor. Ceviz, fındık, keten tohumu ve omega 3’ten zengin olan balıkların (uskumru, somon ve sardalya) sık tüketilmesi veya omega 3 içeren haplar alınması faydalı.

– Su içmeyi alışkanlık edinin: İhtiyacımızdan az su tükettiğimizde gözyaşı üretimimiz azalıyor. Su ve sıvı gıda alımı artırılmalı.

– 40 dakikada bir 40 saniye mola: Ekrana baktığımız süre boyunca göz kırpma aralığımız azalıyor ve gözyaşı daha hızlı buharlaşıyor. Bu durum da göz kuruluğuna neden oluyor. Ekran başında geçirdiğiniz süreçte, göz sağlığınızı korumak için monitörün yüksekliğini göz seviyesinde veya altında olacak şekilde ayarlamalı ve her 40 dakikada bir 40 saniye kadar ara vermeyi ihmal etmemeliyiz. 

– Sigara etkisi: Sigara içilen ortamlarda bulunmak göz kuruluğu ile bağlantılıdır. 

– Kışın da güneş gözlüğü takın: Özellikle karlı havalar gözlerimiz için riski artırır. Uzun süre güneş gözlüğü kullanmadan kayak yapanlarda kaynak yanığına benzer yüzeysel korneal erozyonlar oluşabilir. Bu sebeplerle kışın bile güneş gözlüğü takılması önerilir. 

kaynak Cumhuriyet/SibelBahçetepe

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here