logo

EYÜP SULTAN HAZRETLERİ

Tolga Otlar

facebookinstagram
Tolga Otlar
tolgaotlar@hotmail.com
EYÜP SULTAN HAZRETLERİ

EYÜP SULTAN KİMDİR?
Tam ismi Ebu Eyyûb Halid b. Zeyd’dir. Risale-i Nur’larda “Mihmandar-ı
Nebevi” ünvanı ile anılır. Eyyûb el-Ensari (ra), Hazrec kabilesinin
Neccaroğulları kolundandır. Annesi Zehra bint-i Sa’d, babası Küleyb b.
Sa’lebe’dir. Ebu Eyyûb (ra), Hicretten iki yıl önce Müslüman olarak,
Ensar’dan İslâmiyet’i kabul eden ilk kişi oldu.
Resul-i Ekrem (asm) Medine’ye hicret ettiğinde Medineli Müslümanların
her biri onu evinde misafir etmek istediler. Ancak Hz. Peygamber
(asm), bir tercih yaparak onları gücendirmek istemiyordu. Bunun için
devesinin çökeceği yere en yakın eve misafir olacağını söyledi.
Kendisini taşıyan devenin önce bir yere çöktüğü, buradan hemen kalkıp
biraz ileride tekrar çöktüğü görüldü. Resulullah (asm) oraya en yakın
olan ve dedesi Abdülmuttalib’in annesi tarafından kendisine yakınlığı
da bulunan Ebu Eyyûb’un (ra) evine yerleşerek burada yedi ay misafir
kaldı. Bundan dolayı Ebu Eyyûb (ra) “Mihmandar-ı Nebi” ünvanıyla
anıldı. Bu ev İslâmiyet’in öğretildiği bir mektep durumundaydı. Hz.
Peygamber (asm) fakir muhacirlere burada yemek verir, kendisine
sunulan hediyeleri fakirlere burada dağıtırdı. Ev sahiplerine her
vesile ile dua eder, onların bolluğa kavuşmalarını, huzur ve afiyet
içinde olmalarını dilerdi. Resul-i Ekrem (asm) kendi evine taşındıktan
sonra da zaman zaman Ebu Eyyûb’un (ra) evine misafir olurdu.
Hz. Peygamber (asm) ile Bedir, Uhud, Hendek, Hayber, Mekke’nin fethi,
Huneyn başta olmak üzere bütün savaşlara katılan Ebu Eyyûb (ra),
savaşlarda ona zarar gelmemesi için yanından hiç ayrılmaz, hatta bazı
geceler çadırı etrafında nöbet tutardı. Vahiy katibi olması sebebiyle
Hz. Peygamber (asm) zamanında Kur’ân-ı Kerim ayetlerinin bir araya
getirilmesine hizmet etti.
Ebu Eyyûb (ra), Medine döneminden itibaren Hz. Peygamber’den (asm) hiç
ayrılmadığı, onu yedi ay evinde misafir ettiği halde, kendisinden
sadece 150 hadis rivayet edilmiştir. Bunun için iki sebep
gösterilebilir. Birincisi, hadis rivayetinde çok titiz olması;
ikincisi ise, ömrünün savaş meydanlarında geçmesidir.
Sağlıklı olan herkesin Allah yolunda savaşa katılması gerektiğine
inanan Ebu Eyyûb (ra) “Kendi elinizle kendinizi tehlikeye atmayınız.”1
mealindeki ayette sözü edilen tehlikeyi, ‘savaşa gitmeyip işiyle
gücüyle meşgul olmak’ şeklinde açıklardı. Bu sebeple ihtiyarlık
döneminde bile her yıl bir savaşta bulunmaya gayret etti. Katıldığı
seferlerin sonuncusu, Müslümanların ilk İstanbul kuşatması oldu. Onun
bu kuşatmadan bir yıl sonra gönderilen Yezid b. Muaviye kumandasındaki
takviye birliğinde bulunduğu da rivâyet edilmektedir. Bu rivâyette
İslâm ordusu Haliç’e vardığı zaman, Ebu Eyyûb’un (ra) rahatsızlığı
artmıştı; Yezid kendisini ziyaret edip bir dileğinin olup olmadığını
sordu. Ebu Eyyûb da (ra) ondan askere selam söylemesini, kendisinin
ölünce yıkanıp kefenlenmesini ve ordunun ilerleyebildiği en uç noktaya
gömülmesini vasiyet etti. Hz. Peygamber’in (asm) “Konstantiniyye
surunun dibine salih bir kişi gömülecektir” buyurduğunu söyleyerek,
“Umarım ki o kişi ben olurum” dedi.
Mihmandar-ı Nebevî, Ebu Eyyûb el-Ensari Hazretleri (ra), Hicretin 49.
yılında (669) vefat etmiştir. Cenaze namazını Yezid b. Muaviye
kıldırmıştır. Vasiyeti üzerine ordunun ilerleyebildiği en son noktaya
defnedilmiştir. Surlara yakın bir yerde birinin defnedildiğini öğrenen
Bizans İmparatoru, Yezid b.Muaviye’ye haber gönderip kuşatma
kalktıktan sonra o mezarı açacağını ve cesedi vahşi hayvanlara
parçalatıp yedireceğini söyledi. Buna karşılık Yezid, o kişinin
Peygamber sahabesi ve kendileri için önemli bir kişi olduğunu
belirterek, eğer onun cesedine bir zarar verecek olurlarsa İslâm
ülkesinde yıkılmadık kilise, öldürülmedik Hıristiyan bırakmayacağını
İmparator’a iletti. İmparator bu tehdit üzerine geri adım atıp, Eyyûb
el-Ensari’nin (ra) cesedine bir şey yapmayacağına dair söz verdi ve
söz verdiği gibi mezarına dokunmadı.
İslâm ordusu kuşatmayı kaldırıp geri çekildikten sonra, Bizans halkı
yıllarca Eyyûb el-Ensari’nin kabrini ziyaret ettiler, kuraklık
zamanında kabrine gelip yağmur duasında bulundular. Fakat Latin
istilasında Ebu Eyyûb’un (ra) türbesi de yıkıldı. Bu istiladan sonra
zamanla Ebu Eyyûb’un (ra) kabri kayboldu. Fatih Sultan Mehmet
İstanbul’u feth ettikten hemen sonra Hocası Akşemseddin’den Eyyûb el
Ensari’nin (ra) kabrini bulmasını istedi.
Akşemseddin keşf yolu ile gece ışık topunun indiğini gördüğü mevkii,
kabrin yeri olarak gösterdi. Burası kazıldığında iki kulaç derinlikte
“Ebu Eyyûb’un mezarı burası” yazan bir taş bulundu. Günümüzde de en
önemli ziyaret yerlerinden biri olan türbesi, adını Eyyûb Sultan
Hazretlerinden (ra) alan İstanbul’un Eyüpsultan semtinde bulunuyor.

Kaynak : habereyup.com

#

SENDE YORUM YAZ

1+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • “ZİBİDİ”

    06 Ağustos 2020 Köşe Yazıları, Tolga Otlar, Yazarlar

    Murat övüç denilen zibidi ile Sanatçı Yeşim Salkım arasında olanları bilmeyen yoktur. Övüç en son geçenlerde gerçekleştirdiği kadınlar matinesinde güle oynaya yıllarca adı hiçbir sansasyonel habere karışmayan Yeşim hanıma ''orospuuu'' diye hakârette bulunmuştu. Dün yaptığı instagram hikâye paylaşımında da 'Dur bak ben sana daha neler yapacağım ''diye tehditler savunmuştu. Yeşim Salkım ın mahkemeye vereceği haberi ardından kıçı tutuşan övüç bugün ise çektiği bir video da ''Yeşim Salkım hanımefendiden çok özür diliyorum,birileri çalıştığım yerle...
  • MasterChef 2020

    26 Temmuz 2020 Köşe Yazıları, Magazin, Tolga Otlar, Yazarlar

    Tekrar Merhaba Bugünkü yazımda MasterChef programının birbirinden değerli üç şefindenbahsetmek istiyorum. DANİLO ZANNA : Sevgili Danilo'yu masterchef öncesinden beri takipederim.Sanırım ondaki enerjiyi beğenip takibe aldım.İtalya'nın prato kentinde doğmuş.Bildiğim kadarıyla da ailesinde kişef sayısı oldukça fazla dolayısıyla o da şef olmaya karar vermişolmalı yada genetik olarak istemeden de tercih etmiş olabilir .Danilo, koç burcu ve 37 yaşında.Koç burcunun birçok özelliğinitaşıdığını görüyorum .Şefimiz oldukça yakışıklı,çekici,etkileyi...
  • Eğitimde Farklılık

    11 Temmuz 2020 Ali Uysal, Köşe Yazıları, Yazarlar

    Bir memleketin kaderi eğitimcilerin elinde,gençlik yıllarımdan içimde kalan bir uktedir bu. Eğitimcimiz sağcı,solcu,dinci,ve buna benzeri görüşlere sahip ise bakın Türkiye'de yetişen ve ya yetiştirilen gençliğin akibeti,okuttukları ve tavsiye ettikleri kitaplardan ancak bu kadar olunuyor ; sizler doktor avukat , hakim , savci ve nicelerini yetiştiriyorsunuz meslek dalındaki yetişkin kişilerde kendi görüşleri doğrultusunda mesleğini icra ediyor.çeşitlilik iyidir ama aklı selim olan seçsin çeşitliliği,gençliğin baharında çocuklarımızı çeşitl...
  • ÖZDEMİR Ş”ERDOĞAN”

    07 Temmuz 2020 Köşe Yazıları, Tolga Otlar, Yazarlar

    Özdemir Erdoğan  24 yıl önce hayâtını kaybeden Sanat güneşimiz ZekiMüren için kullandığı "Yâ bu adama ‘Paşa’ dediler. Bir Allâh’ın kulupaşası da çıkıp, ‘Ya buna madam deyin, başka bir şey söyleyin ama Paşademeyin orduyu ilgilendiriyor bu’ demedi"diyerek yine ölüden medetumarak gündem olmayı başardı. Haddini bil Özdemir Erdoğan.! Zeki Müren kendi kendine paşa lâkabını vermemiştir.Antalya halkı birkonseri sonrası öyle uygun görmüş sonrası bodrum ve tüm Türkiye bunucân-ı gönülden benimsemiştir. Sen kimsin? Ne verdin müziğimize ? ...