Kur yükselişinden dolayı enstrüman fiyatlarındaki artış yüzde bine ulaştı. Zamlarla başa çıkamayan müzisyenler müzik aletlerini satıyor. Enstrüman satıcıları ise yalnızca hobi amaçlı satışlardan kâr elde edebildiklerini söylüyor.

Pandemi sürecinde çok kan kaybeden müzik emekçileri şimdi de kur artışlarıyla mücadele ediyor. Büyük çoğunluğunun ithal edilmesi nedeniyle müzik aletleri rekor fiyatlara ulaştı. Piyanodan gitara, saksafondan kemana birçok enstrüman yüzde bin oranında yükselişe ulaştı. Fiyatlarla başa çıkamayan müzik emekçileri arasında gitarını satan da var, müzik stüdyosunu satan da… Enstrüman satıcıları da bu zincir mağduriyetinin bir parçası. Profesyonel müzik camiasına hiçbir şey satamadıklarını belirten satıcılar, “Ancak iş insanlarına hobi amaçlı satış yapabiliyoruz” diyorlar.


Şu anda aktif olarak stüdyo müzisyenliği yapan Güven Ege Yuvarlak, Toygar Işıklı ile birlikte birçok dizi ve filmin müziklerini yapıyor. Kur artışlarından dolayı stüdyosunu satmak zorunda kaldığını belirten Yuvarlak, “Şu an başkalarının stüdyolarını kullanmak zorundayım. Benim klasik gitarım vardı. 3-4 sene önce bin 400 liraya almıştım, şu an 7 bin lira. Bir elektrogitarım var. Ben 4 bin 500 liraya almıştım şu an 14 bin lira. Fiyat artışları bu şekilde. Enstrümana direkt olarak yansıyor. Bunun yanı sıra yan araçlarım var. Sahne müzisyenleri ses değişimleri için en az 3-4 tane pedal kullanıyor. Bin liradan 3 buçuk, 4 bin liraya çıkmış durumda” diye konuştu.

Yuvarlak, yaşanan sıkıntıları çevresinden bir örnekle destekliyor: “Çalışamayan ve sırf evine ekmek götürebilmek için gitarını satan var. İki hafta önce baterisini satan bir arkadaşım vardı. Yatırım yapmak için sattı. Ama şu anda müzik yapacak bir aleti yok.”

Müzisyen, kur artışlarıyla baş edebilmenin kalıcı çözümün yalnızca kur artışlarının önlenmesi olduğunu belirterek, “Ancak bir ödenek sağlayarak bu olumsuzluktan çıkabiliriz. Bu da minimum düzeyde hayatını devam ettirebilmesini sağlar. Geçici bir çözüm olur. Dolayısıyla kur düşmedikçe günümüz şartlarında kalıcı bir çözüm bulmak çok zor” şeklinde konuştu.

Kur artışlarının bir diğer yansımasının ise konser fiyatları olduğunu ifade eden Yuvarlak, “Müzik bir tüketimdir. Biz üretiriz. Dinleyenler de tüketir. Çok zor ürettiğimiz için çok değerli bir hale geldi. Bu yüzden tüketimi de pahalı hale geldi” açıklamasında bulunarak sözlerini sonlandırdı.

BİLHASSA ANADOLU ÇOK ZOR DURUMDA

DoRe Müzik’te yönetici olarak çalışan Nejat Kutluad, 91 senesinden beri müzik piyasasının içinde. Aynı zamanda müzisyen olarak çalışan Kutluad, kur artışlarının en çok vurduğu sektörlerden biri olduklarını ifade ederek başladı söze. Kutluad, sektörde yaşanan sıkıntıları şöyle ifade etti: “Müzisyenler şu an tel almakta bile zorlanıyor. Enstrümanlarını satan bir sürü arkadaşımız var. Pandeminin ardından bu döviz artışı da gelince çok komik fiyatlara çalışmak durumunda kalıyorlar. Hal böyleyken alışveriş yapmaları çok daha zor oluyor her şey ithal. Üç hafta önce 16 bin liraya sattığımız piyano şu an 20 bin lira. Sadece kur artışı da değil bazı ithal firmalar kendileri de ekstra bir artış yapıyorlar. Sektör böyle çok büyük bir sıkıntı içerisinde. Bir yıl önce 25 liraya sattığımız klasik gitar teli şu an 100 liranın üzerinde. Burada ancak yerli sazlar, bağlama, darbuka yapılıyor. Her şey ithal. Kemanından ukelelesine, piyanosundan nefeslisine kadar.”

Kutluad, profesyonel camianın satışlarının durma noktasına geldiğini belirterek, “Ancak iş insanlarına satış yapabiliyoruz” ifadelerini kullandı. Çözüm önerisini sorduğumuzda ise, “Sermayesi sağlam olan dayanabilen bir takım indirimler yapıp ayakta kalmaya çalışacak. İthalatı yapamayanların pek şansı kalmıyor. Bilhassa Anadolu’daki müzik aletleri satıcıları çok zor durumda. Çünkü onlar toptan alıp perakende satmaya çalışıyor. Ama yeri geldiği zaman aldığı fiyatın altına satmak zorunda kalıyor yeri geldiğinde. O da kesinlikle kurtarmıyor” cevabını verdi.

MÜZİKTEN BAŞKA BİR SEÇENEĞİM YOK

Müzik emekçisi, Jehat Hekimoğlu, uzun süredir “Ev Yapımı İşler” çatısı altında işitsel ve görsel işler yapıyor. Albüm kaydı, belgesel kayıtları, reklam jeneriği gibi işler bunlar arasında. 25 yıldır müziğin içinde bulunan Helimoğlu, ocak ayı itibarıyla pandemi döneminde kapattığı müzik stüdyosunu yeniden İstanbul’da kurmayı planlıyor. Hekimoğlu, yaşadığı sıkıntıları şöyle dillendirdi: “Özellikle lisanslı kullanıcıları bayağı derinden etkiledi. Kullandığımız sistemler dijtal olduğu için sürekli bir güncelleme söz konusu. Bu güncellemeleri de şu an yapamıyorum. En son güncellediğim sistem iki yıl öncekinin kurulu olan düzeni. Anormal bir fakirlik söz konusu. Para yetişmiyor. Apple’ı alacağız, istediğimiz programları yükleyeceğiz, güncellemelerini yapacağız, onların yanında olmazsa olmaz yan ünite programları var. Ama şu anda bu anlattıklarımın yanından bile geçemiyoruz.”

Müzik alanında çalışmaktan başka bir alternatifi olmadığını belirten Hekimoğlu, “Şu aşamada ayakta kalabilmeyi başarmakla meşgulüz. Çünkü ülkenin içerisinde bulunduğu ekonomik, politik, sosyal sorunlar nedeniyle uzun vadede planlar yapamıyoruz. Bugün doların seyrine baktığımızda sürekli hareket halinde. Böyle bir istikrarsızlık içinde yapabileceğimiz en iyi şey çok dağılmadan mümkünse harcamaları kısıp yola devam etmek” diyerek sözlerini sonlandırdı.

kaynak Birgün/IşılÇalışkan

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here