Sevgili Mustafa Kemal Atatürk,
Bugün 23 Nisan. Senik aydınlattığın yolda yürüyeli tam 100 yıl olmuş. Daha nice 100 yıllara Ata’m.
Şuan ülkece büyük bir musibetin içindeyiz, çok büyük bir hastalık vurdu tüm dünyayı. Bu kötü günlerden nasıl çıkabileceğimizi herkes anladı, bilim ve irfan. Hayatta en hakiki mürşit ilimdir demiştin, 100 yıl sonrasını bile görüp cümleler kurmak bir tek sana yakışırdı zaten canım Ata’m. Bugün hiç kimse stadlara gidemedi, sokaklarda çocuklar müzik eşliğinde dans edemedi, bazıları kabrine gelemedi, Barış Manço müzikleri çalamadı… Bunlar yerine balkonlarımıza bayrağımızı astık, balkonlarımızı, evlerimizin önünde ki bahçelerimizi süsledik. Senin çocuklarına armağan ettiğin bayramı en yakışır şekilde yaşatmaya çalışıyoruz, ilkelerinle yürüyoruz, Bursa Nutkunu okuyup bir iç daha çekiyoruz. Kısacası seni çok özledik, sana her gün minnettarız, keşke burada olsaydın da çocukların ellerini öpse koklasaydı. Sana minnetimizi anlatmaya bu dünyada ki dillerin hepsi kifayetsiz kalıyor. Bunların hepsi geçtiğinde, dünya derin bir nefes aldığında biz yine stadlarda, sokaklarda Mustafa Kemal Atatürk diye bağırmaya seni kalbimizde mıh gibi taşıdığımızı göstermeye devam edeceğiz, Nurlar içinde uyu Ata’m.


 Açtığın yolda,
Gösterdiğin hedefe,
Durmadan yürüyeceğime and içerim.
Varlığım;
Türk varlığına armağan olsun.
Ne mutlu Türküm diyene!

İREM SARIKAYA