Eskiden sadece sinemada, beyazperdede olurdu filmler… Sonrasında televizyonda da alıştık onlara. Şimdi ise pek çok değişik platformda onlarca, yüzlerce film var. Eskiden Oscar alan bir filmi herkes duyar bilirdi, merak ederdi. Artık ödül veren törenler de çok çeşitlendi. Kendi adıma, yetişemiyorum. Bilmiyorum siz ne alemdesiniz? Geçtiğimiz yıl maalesef en büyük keyiflerden biri olan filmi sinemada izlemek de yerini, uyumlu büyük ekran Tv, bilgisayar, tablet ya da telefon ekranından izlemeye bıraktı. Düşünüyorum da, dış etkenler her geçen gün yaşantımızı biraz daha tekdüze, sınırlı ve keyifsiz hale getiriyor. Ama yapacak bir şey de yok buna karşı, kendi ufak çabalarımız dışında.

Genelde kullandığım sosyal ortamlardan sıkıldığımı hissedip biraz da başka alanlara kaydım son zamanlarda. Twitter, Pinterest, Tumblr gibi ve en özel ve güzeli de Netfilx elbette. Sanırım bu isimleri zikretmek reklama girmiyordur? Yasak değildir, öyle alıştık ki yasaklara…

İlgi alanlarımızı ilk günlerden “aklına” kaydeden- ki cidden inanılmaz bir takibi var- bu mecrada öncelikle önerilen filmler, diziler var kişiye göre. Tabii ki yeni oynatılan , eklenen filmleri de daha gelmeden haber veriyorlar. Çok memnunum, her  ne kadar uykusuzlukla bedellense de. İşte bu bağlamda Vikingler, Marco Polo ve diğer birkaç diziye devam ederken arada izlediğim filmler de oluyor. En son “AZİZLER” oldu izlediğim film. Nerdeyse o mecrada vizyona ilk girdiği günün gecesi.

Siz filmleri neye göre izlersiniz bilmiyorum ama ben star ya da senaryoya göre değil de yönetmenine göre izlemeyi seçip, sevdiğimi sanıyorum her hangibir filmi. Bu filmin yönetmeni de Taylan kardeşler, birader demek istemedim. Hani senaryosunu da kendi yazıp oynayan Engin Günaydın’ ın VAVİEN filminin yönetmenleri… Bu filmleri de en az onun kadar , hatta bence daha iyi bile sayılabilir güzellikte. Sinemada sadece  fundamental olayları, öylece bir görüşle izlemek , öyle bir film beklemek sinemaya büyük haksızlık olurdu sanırım. Absürt ya da Sürrealist, deneysel, Avant- garde akımın örnekleri her zaman daha çok ilgimi çekti. İlla ki tarhi ve naif dönem filmleri de hoştur da bu tarz filmler çok cezbedici. Luis BUNUEL deyince , o “Un Chien Andalou “(1929) –Endülüs Köpeği-filmini hatırlamamak münkün mü? Dali ve Bunuel’in birbirine anlattığı rüyalardan çıkan o kısacık, bütçe yetmediğinden bazı sahneleri çekilemeyen filmi. Ya da Federico FELLİNİ imzalı “Otto e Mezzo” (1963)–Sekizbuçuk” filmini. Onda da Fellini’nin rüyalarından hareket edildiği yazıldı. Çok fazla şey yazmak gereksiz, merak edenler zaten bakar bulurlar, kült filmler ne de olsa. Bizim Azizler filmi için ilk izleme heyecanımla şunları söylemek istiyorum sıradan bir seyirci olarak.

Kadro çok iyi seçilmiş – yönetmenin vazgeçemediği bazı oyuncuları biliyoruz. (Engin Günaydın, Binnur Kaya, İlker Aksum gibi…)- Her biri kendi oyununu en güzeliyle yapıyor zaten. Halit Ergenç de saç takviyesiyle çok farklı olmuş, zor tanıdım sesinden. Tabii Bergüzar Korel ile görünce ilk akla gelen de o oluyordu.

Caner, pardon Denyo Caner, akıllara zarar bir çocuk. Ona çocuk demek de ne kadar denk düşer bilemiyorum. Umarım iyi rol yapan bir çopcuktur, onu normal yaşamda tanımak istiyor insan. Sanırım gelecekte en iyi ve yakışıklı aktörlerden biri olacaktır.

Engin Günaydın elbette her zamanki  oyunculuğunda. Ama Haluk Bilginer Dokuz Kere Leyla’daki şaşkınlığımı alıp götürdü. Bir aktör, yüzüyle ve sesiyle nasıl bu kadar etkili oynayabilir? diyor insan. Hele o Kamuran ile dialaoglarına nasıl şaşırmaz insan.!  Çok güzeldi, çok.

Senaryoda atlama gibi görülen yerler, aslında olması gereken kurgular bence. Tüm bunların yanında olması hiç de zorunlu olmayan sosyal mesajlar dahi var. Bildik şeyler ama öyle incelikle işlenmiş ki…

Ve bu tarz filmlerdeki nerdeyse ortak şey, filmlerin isimleri nerden gelir? Nerede geçiyor bu tema? diye merak ederiz ya, ennn sonuna dek sürdü o merak. Ta ki bilgisayarda “Azizler” dosyasını görene dek. Teşekkürler emek için. İzleyiniz… Devamını bekliyorum bu tarz çalışmaların, en azından kendi adıma.

Suna Çiftci

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here