1915’in o puslu sabahında, Boğaz’ın sularına bakanlar dünyanın en gelişmiş donanmalarını gördüler. Türklerin şansı yok gibiydi; mühimmat azdı, gemiler eskiydi, yorgunluk hat safhadaydı. Ancak o gün denkleme dahil edilmeyen bir güç vardı: Vatan sevgisi
Seyit Onbaşı’nın o devasa mermiyi sırtlanması bir irade beyanıydı. Nusret’in bıraktığı mayınlar sadece gemileri değil, sömürgeci bir imparatorluk rüyasını da sulara gömdü. 18 Mart, “yenilmez” denilenlerin denizin dibine, “bitti” denilenlerin ise tarihin zirvesine çıktığı gündü..
Mustafa Kemal, orada sadece bir cepheyi savunmadı; bir ulusun kendine olan güvenini yeniden inşa etti.
“Çanakkale Geçilmez” Bir Yaşam Biçimi
Bugün, 18 Mart 2026. Aradan geçen bir asra rağmen “Çanakkale Geçilmez” sözü hala güncelliğini korur. Bu söz sadece askeri bir uyarı değil; bir milletin bağımsızlığına, onuruna ve geleceğine olan sarsılmaz bağlılığının inancıdır.
Dünyanın neresinde olursanız olun, bu zaferin hikayesini dinlediğinizde tüyleriniz ürperir. Çünkü Çanakkale, insanın teknikten, kalbin çelikten üstün olduğunu tüm dünyaya kanıtlamıştır.
18 Mart Çanakkale Zaferi kutlu olsun. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bu toprakları bize vatan kılan tüm şehitlerimizi saygı ve derin bir minnetle anıyoruz


