logo

Salgın mı Buhran mı

Musa Solak

facebooktwitterinstagram
Musa Solak
solakmusa88@gmail.com
Salgın mı Buhran mı

Bu tablo sizce neyi ifade ediyor? Sorusuna herkesin yanıtı şu olacaktır. Covid- 19 tablosu, sizce de öyle mi gerçekte. Tabloda bulunan birçok ülke, kendi kıtalarının veya bölgelerinin önemli ülkeleri değil mi? Peki ya bu tabloda Çin nerede birçok ülke virüs nedeniyle ekonomik ve sağlık açısından kırılırken Çin hala rahat bir biçimde büyümeye devam ediyor. Şunu da diyebilirsiniz adamlar çok iyi önlemler aldılar peki diğer ülkeler kapısını açıp öylece beklediler mi? Bunu yeni yayınlanan ekonomi haritasıyla da anlatabiliriz aslında.

Yukarıdaki haritada resesyonun eşiğinde olan ülkeleri göstermektedir. BBC’nin yayınladığı bu haritaya bakarsak yine Çin en rahat olan ülkeler arasında iken sadece riski az olan büyük ülke de ne tesadüf ki Çin’dir. Dünyaya şekil veren süper güç olarak da adlandırılan ülkeler ekonomik olarak gerilerken, sağlık açısından da çökmüş durumdalar. Bu durumun nasıl düzeleceği hakkında tek görüş aşının bulunması peki bu aşı ne zaman bulunacak diğer soruda bu. Bulundu denilen birçok aşı çalışması hala denekler üzerinde test edilirken ülkeler bir bir eriyor. Peki Çin de aşı var mı idi de şimdi bu kadar rahatlar. Bu kadar ülke önlem alma konusun da sıfır mı peki. Kafa karıştıran birçok bilinmezlik arasında olan masum halklara olacak gibi duruyor. Bu durum sanırım bu çağ insanını fazlasıyla etkileyecek ve psikolojik anlamda derin izler bırakacak gibi duruyor.

 Resesyon nedir der gibi olduğunuzu duyar gibiyim.

RESESYON NEDİR? Resesyon, kelime anlamı olarak “durgunluk” olarak tanımlanmaktadır. Bir kaç aydan daha uzun süren ekonomi genelinde belirgin bir düşüşü temsil eder. Başka bir deyişle ülke

ekonomisinde ki büyüme hızının, nüfus artış hızından daha düşük olması sebebiyle kişi başına düşen milli gelirin yerinde saymasıdır.

Resesyonun ne olduğunu öğrenmişken sizce bu virüs kime daha çok yaradı. Çin virüsten tam anlamıyla kurtulmasa bile etkilerinden kurtulmuş ve ekonomik açıdan sağlam bir ilerleme izlerken neden diğer ülkeler hala bu virüsün pençesin de bu da kafa karıştıran bir soru değil mi sizce.

Tamam herkes anladı bu virüs yapay değil ama neden bir ülke kontrole almışken diğerleri alamıyor virüsü. Birçok ünlü insanın kafa karıştıran açılamaları halkı tedirgin ederken bu allak bulak ortamdan ne zaman kurtulacağız. Testlerin tam anlamıyla doğru olmadığını düşünen Elon Musk belki de bu insanlığa bir mesaj mı vermek istiyor. Herkesin kafasında bin bir soru dolaşırken kim  gerçekleri biliyor bu da bir muamma. Yapılan testler hatalı ise 15 gün eve kapatılan ve belki de sadece grip olan kişiler bu psikolojik bunalımla neden cebelleşiyor ve toplum üzerinde damga yiyerek kendisini uzaklaştırıyor. Peki masum çocuklar bir okula gidiyorlar bir gitmiyorlar. Bilgisayarın başına geçip çizgi film izler gibi hocalarını izliyorlar. Çocuklar bile bu ortamdan sıkılmış iken yetişkinlerin yaşadığı bunalımı düşünmek bile istemezsiniz ama her gün bu bunalımla uyanmak zorundayız. Çünkü bu virüsün daha dünyamızı terk etmeye niyeti yok gibi duruyor.

MUSA SOLAK

Etiketler: » » » »
#

SENDE YORUM YAZ

1+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kelime Ardı Yolculuk

    23 Ocak 2021 Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Suna Çiftci, Yazarlar

    Size de olur mu bilmiyorum ama benim çok sık yaptığım bir edimdir bir şeylerin peşine düşüp savrulmak. Eminim şimdi çoğunuz, “Nasıl yani?” diyor. Hemen söylüyorum. Durup dururken, her hangi bir şeyle uğraşırken, bir yazıyı okurken, bazan yürürken, bazan yemek yaparken...bu liste çok uzatılabilir anlayacağınız üzre, bir kelime, bir müzik, bir filmin bir sahnesi, bir oyuncu, bir yer, bir isim...aklıma geliverir. Hepsinin tek ortak özelliği, her ne ise tamamlanmamış, eksilmiş ya da ilk kez rastlanıyor olmasıdır. İşte bu gibi zamanlarda iş başa dü...
  • İkindiler

    16 Ocak 2021 Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Suna Çiftci, Yazarlar

    Kışta en sevmediğim yan ne biliyor musunuz? Hayır, öyle soğuğu, yoksula düşmanlığı, lahana gibi ve pahalı giyinme koşulları değil. Onda en çok kızdığım o kısacık günün içinde en sevdiğim zaman dilimi olan, öğleyle akşam arasındaki İKİNDİ vaktinin neredeyse hiç kalmayışı… Oysa ne güzeldir ikindiler. Hoş bir mahmurluk çöker insana, bir kaç saat sonra gelecek olan güzel akşam serinini hayal etmek ne güzeldir. Çocukluğumun ve genç bir kadınlığımın ikindileri çok güzeldi. Çocukken ve genç kızken, anneanemin eski Rum evinde, üst katta sözde uyum...
  • YARIŞ-MA

    14 Ocak 2021 Gündem, Köşe Yazıları, Suna Çiftci, Yazarlar

    Yarışma programlarını sever misiniz, izler misiniz, bilmiyorum. Her zevke , her alana göre olanı var maaşallah. Yakın zamanlara dek sadece bilgi yarışmaları vardı, hem de prime-time içinde yayınlanırdı. Artık günün her saati her konuda  yapılan yarışlar var. Her zevke, her keyfe göre. Hiç itirazım yok elbette, isteyen istediğine bakar da biraz dikkatlice bakınca hepsinde bana tuhaf gelen bir şeyler buluyorum. Belki siz de böyle düşünüyorsunuz zaman zaman. En yeni, yeniden başlayan ile başlayalım mesela. Surviver adında olanı diyorum. Ül...
  • Azizler Filmi

    11 Ocak 2021 Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Suna Çiftci, Yazarlar

    Eskiden sadece sinemada, beyazperdede olurdu filmler... Sonrasında televizyonda da alıştık onlara. Şimdi ise pek çok değişik platformda onlarca, yüzlerce film var. Eskiden Oscar alan bir filmi herkes duyar bilirdi, merak ederdi. Artık ödül veren törenler de çok çeşitlendi. Kendi adıma, yetişemiyorum. Bilmiyorum siz ne alemdesiniz? Geçtiğimiz yıl maalesef en büyük keyiflerden biri olan filmi sinemada izlemek de yerini, uyumlu büyük ekran Tv, bilgisayar, tablet ya da telefon ekranından izlemeye bıraktı. Düşünüyorum da, dış etkenler her geçen gün...