Aylar öncesinde maske kullanmanın dünya genelinde belirlenen yerlerde henüz zorunluluk hâline getirilmediği dönemde bile maske takmamız gerektiği ,ancak bu şekilde virüsün yayılmasını önleyebileceğimizi ısrarla belirten Profesör Dr Mehmet Çilingiroğlu’nu dinlememenin ceremesinin çekildiğini düşünüyorum. Dünya Sağlık Örgütü bu konuda öngörüde bulunamamıştı ki o dönemde Mehmet hoca çıktığı tüm programlarda “maske takın” diye ısrarcıydı. Kimimiz dinledi ve  hâlâ dinliyor ,kimimiz maskeyi ağız burun haricinde vücudunun mahrem yerleri dışında sanırım her yerine takmaya devam ediyor. Seyahatlerim esnâsında gözlemlediğim kadarıyla  topsakalını virüsten koruyan mı aramazsınız, elinin dirseğini, bileğini, alnını kapatan mı ? Hattâ halay mendili gibi elinde sallayanı dâhi gördüm. Utanç verici . Bu kadar mı câhilsiniz demek gelirken içimden gözlemlediğim kişilerin çoğu ne yazık ki; üniversite öğrencisi J

Peki bizi doğru şekilde yönlendirmeye çalışan Mehmet Çilingiroğlu kimdir?

2 Nisan 1970 tarihinde Denizli’de dünyaya geldi. 1983-1986 yılları arasında Antalya Lisesi’nde eğitimini tamamlayan Çilingiroğlu, 1986 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne giriş yaptı.

1993 yılında stajını da Hacettepe Üniversitesi’nde yapan Mehmet Çilingiroğlu, 1994 yılında Virginia Commonwealth Üniversitesi’nde staj sürecini devam ettirdi.

1995 yılında yine aynı üniversitede dahiliye bölümünde görev almaya başlayan Çilingiroğlu, 2000 yılında Amerikan Kalp Derneği Moleküler Kardiyoloji alanında araştırmacı olarak çalışmalarına başladı.

2004-2006 yılları arasında San Antonio Teksas Sağlık Bilimleri Janey Briscoe Kardiyovasküler Araştırma Merkezi’nde Girişimsel Kardiyoloji Üyesi olan Çilingiroğlu, 2010 yılında Evanston Hastanesi / NorthShore Üniversitesi’nde Yapısal Kalp Hastalıkları Üyesi görevini ifa etmiştir.

Mehmet Çilingiroğlu’nun eğitim verdiği üniversiteler arasında Bahçeşehir Üniversitesi, Arkansas Üniversitesi, Texas Kalp Bilimleri Üniversitesi ve Koç Üniversitesi de bulunuyor.

Toplum işsizlikten meşgâlesizlikten ne yazık ki ; dokunsan öfke patlaması yaşayacak psikolojiye girdi. Dolayısıyla maske takmayan birini uyarmaya korkar hâle geldik. Bizler yâni bu yazımı okuyan değerli okuyucularım , en azından bizler maskesizleri uygun dille uyaralım. Salgını bitirmenin en kolay yolunun bu olduğu bilimsel verilerle kanıtlanmış durumda.

Son seyahatim sırasında banliyö treninde torununu maske takması için uyaran bir dedenin kendisinin ağzı burnu  tamamen açıkta,maskesi de çenesindeydi.

“Yaz geldi bu sıcakta biz zor nefes alıyoruz virüs nasıl yaşayacak bir şey olmaz” mantığıyla hareket edenlerin dilerim sonları yoğun bakım servisinde entübasyon cihazıyla tanışmak olmaz.

“MASKE TAKIN  SAĞLIKLI KALIN”

Tolga Otlar

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here