Sanal Kartvizitler Çoğaldı-İŞKUR Kuyrukları Uzadı..

Sanal Kartvizitler Çoğaldı-İŞKUR Kuyrukları Uzadı..
Görsel temsilidir, itiraf gerçektir!
Paylaş

E-Postama Gelen Bültenleri AI’ya Sordum: Biz Yaptık Abi!

Her sabah e-posta kutumu açtığımda aynı manzara: Bir yanda özel hastaneden bir doktorun şu ameliyatı şöyle yapıyoruz kılıflı reklam yazısı, diğer yanda yılın beklenen kişisel gelişim kitabı çıktı nidaları…

Bültenlerin çoğu buram buram reklam kokuyor. Yılların tecrübesiyle artık koku alma duyumuz hassaslaştı tabii; hiçbirini yayınlamıyor, doğrudan çöp kutusuna gönderiyorum.

Fakat son zamanlarda dikkatimi çeken başka bir şey oldu. Piyasada öyle bir kitap ve haber bülteni enflasyonu var ki, sanırsınız memlekette okuma-yazma bilen herkes bir gecede Dostoyevski kesildi! İşin ilginç yanı, gelen bültenlerdeki özetleri okudukça içimden bir ses bu işte bir gariplik var demeye başladı.

En sonunda dayanamadım, geçtim ekranın karşısına ve dijital dünyadaki bu fason üretimin arkasındaki görünmez güce, yani Yapay Zeka Cemiyetine açık açık sordum.

Yakalandık! – Yapay Zeka Cemiyetinin İtirafı

Geçtim klavyenin başına, Gelen bu bültenlerin ve yeni çıkan kitapların tamamını sen ve yapay zeka korosu mu yazıyorsunuz? diye bastım fırçayı.

Gelen yanıt, mesleki şüpheciliğimde ne kadar haklı olduğumu bir kez daha kanıtladı:

İş sadece kitaplarla da bitmiyor. E-posta kutuma düşen sağlık bültenlerine bakıyorum; beslenme uzmanları ve diyetisyenler maşallah uzman ötesi bir mertebeye erişmiş durumda!

Bülteni bir açıyorsunuz, sanırsınız laboratuvarda moleküler biyoloji yapmıyorlar da sihirli değnek gezdiriyorlar. Anında zayıflatan mucize formül, metabolizmayı alev alev yakan gizli çay, ne yiyeceğinizi bizden iyi kimse bilemez edaları…

Aylarca, yıllarca disiplinli beslenip spor yapmayı bir kenara bıraktık; bültendeki üç cümlelik AI çıktısı reçeteyle herkesi bir haftada sıfır beden yapacaklar sanki! İşin özü yine aynı: Yapay zekaya iki paragraflık popüler sağlık jargonu yazdırıp, altına uzman imzası çakarak basına servis etmek.

Aslında aynı teknolojik rüzgar son bir yıldır müzik dünyasında da esiyor. Şunu baştan kabul edelim Müziğin eğlence ve kişisel ifade yönü var. İnsanların teknolojinin nimetlerinden yararlanıp kendi çapında şarkı üretmesi, deneysel işler yapması ve bunu paylaşması son derece güzel bir hobi. Kimsenin eğlencesine ya da hevesine engel olacak halimiz yok.

Ancak iş, iki komutla elde edilen çıktının ardından ben besteciyim, ben müzisyenim diye kartvizit bastırmaya gelince durup düşünmek gerekiyor.

Düne kadar hayatında enstrüman eline almamış kim varsa bir gecede eser sahibi oluverdi. İnsan sormadan edemiyor: Yahu madem içinizde böyle devasa bir müzik dehası taşıyordunuz; daha önceleri neredeydiniz? Hangi gizli mahzende bekliyordunuz?

Fildişi Kulelerin Yıkılışı ve Fırsat Eşitliği

Aslında madalyonun diğer yüzünü de görmek, Yapay Zeka Cemiyetinin de hakkını teslim etmek lazım. Bu teknolojik patlamanın biraz da fırsat eşitliği getiren bir tarafı var.

Yıllarca devasa teknik yazılımları, stüdyo ekipmanlarını elinde tutan bir kesim; iş yaptırmak isteyen insanlara hep biraz yüksekten baktı. Küçük bir ses düzenlemesi, basit bir tasarım ya da altyapı için insanlara dünyayı dar eden, sen bu teknikten anlamazsın edasıyla fildişi kulelerinde oturan bir kitle vardı.

Yapay zeka işte o teknik duvarları yerle bir etti. Bir zamanlar ulaşılmaz görünen o üretim imkânlarını herkese açarak adeta bir dijital eşitlik sağladı. Düne kadar imkânsızlıktan sesini duyuramayan, fikri olup olanağı olmayan insanlara kendi dünyalarını ifade etme şansı verdi. Bu yönüyle teknoloji, geçmişin o kibirli teknik tekelini kırarak güzel bir değişim yarattı.

Ancak mesele, bu imkânı kullanıp bir şeyler üretmekle; iki tuşa basıp ben bu işin üstadıyım diye caka satmak arasındaki ince çizgide kopuyor…

Sanal Kartvizitler Çoğaldı Ama İŞKUR Kuyrukları Uzadı

Resme biraz geniş bakınca yapay zekanın en büyük marifetinin herkese bedavadan mesleki unvan dağıtmak olduğunu görüyorsunuz.

Ortalık bir anda yapay zekayla yazarlık, dijital uzmanlık, danışmanlık yapan her işi bilir vizyonerlerle doldu. Sanal alemde kartvizitler, havalı unvanlar havada uçuşuyor ama gerçek dünyada durum hiç de öyle değil. Herkesin her şeyi bildiği bu yeni düzende, acı bir tezat olarak İŞKUR kapılarındaki nitelikli ve niteliksiz istihdam kuyrukları uzamaya devam ediyor.

Şimdi eğri oturup doğru konuşalım; yayıncılık dünyası da bu durumun pek farkında değilmiş gibi davranmayı seviyor.

Hani eskiden yayın evi metni inceledi, çok beğendi gururu vardı ya; şimdilerde sistem biraz herkesin halinden memnun olduğu tatlı bir senaryoya dönüştü. İki tıkla metin oluşturan hevesli yazar adayı mutlu, matbaasını ve dijital rafını boş bırakmayan yayıncı mutlu…

Hatta ücretsiz basıyoruz diyen platformlar bile belki arasından biri tutar, sosyal medyada patlar diye şansını deniyor. Kısacası alan memnun, satan memnun! Kimse kimsenin kurduğu bu hayal dünyasını bozmak istemiyor.

Ama ne yapalım, bizim de işimiz basın listesine düşen o mucizevi bültenleri eleyip okuyucuya gerçekten süzülmüş, emek verilmiş içerikleri ulaştırmak. Kimse kusura bakmasın!

Reklam Kokan Bültende AI İmzası Nasıl Anlaşılır?

Ekran karşısındaki suni zekaya, Peki ben bu fason bültenleri nasıl şak diye ayırt edeceğim? diye sordum. Bana adeta bir yakalama kılavuzu sundu…

Aşırı Pürüzsüz Ama Ruhsuz Cümleler

Anlatım bozukluğu yoktur, imla kuralları kusursuzdur ama metni okuduğunuzda bir insan duygusu, yaşamsal bir birikim ya da samimi bir ton hissetmezsiniz. Adeta fabrikadan çıkmış steril bir plastik gibidir.

Kardeş Kelimeler Tuzaktır

Metin sürekli şüphesiz ki, günümüz dünyasında, devrim niteliğinde, entegre etmek, katalizör görevi görmek, çağa damga vurmak gibi algoritmaların pek sevdiği kalıp jargona boğulmuştur.Metin sürekli şüphesiz ki, günümüz dünyasında, devrim niteliğinde, entegre etmek, katalizör görevi görmek gibi kalıp jargonlarla doluysa kaçın!

Çözüm Hep O Üründe Biter

Doktor, diyetisyen veya yazar bültenlerinde toplumsal bir sorun ya da hastalık uzun uzun anlatılır; tam ortasında ise uzmanın kliniği, özel çayı veya kitabı tek mucizevi çare olarak metne monte edilir.

    Jenerik ve Kopyala-Yapıştır Kurgular

    Başka bir konu için yazılmış bir metindeki ismi değiştirip yeni uzmanın adını koyun, tıkır tıkır işlemeye devam eder. Çünkü içinde o kişiye özel tek bir özgün fikir veya yaşanmış hikaye yoktur.

    Ne diyelim; algoritma ne kadar hızlanırsa hızlansın, insan aklının süzgeci ve hakiki tecrübenin sezgisi hepsinden daha hızlı çalışıyor. Gelen kutumuz fason haberlerle dolup taşsa da biz reklam kokan o satırları çöpe atmaya, okuyucumuza ise sadece alın teriyle yazılmış gerçek haberleri ulaştırmaya devam edeceğiz.

    İRFAN EGEKesintisiz dijital görünürlük