logo

İNTERNET

Arzu Ural

Arzu Ural
arzuural74@gmail.com

Kullanmasını bilmeyene internet silahtan farksız.

Bence internet kullanıcısı olmak için ehliyet verilmeli. Yaşı, eğitim durumu, akıl sağlığı göz önünde bulundurularak kullanıcı ehliyeti verilmeli. Her önüne gelen bu teknolojiyi kullanmamalı.

Hep birlikte görüyoruz yaşıyoruz.

 Çeşit çeşit uygulamalar, oyunlar, programlar uçsuz bucaksız sınırsız bir sanal dünya. Tabi iş böyle olunca dolandırıcılara, sosyo psikopatlara, sapıklara, ruh hastalarına da gün doğuyor. Peki, ama kontrolsüzce fütursuzca bu sorunlu kişilere fırsatı bizler yaratmıyor muyuz? 

Bir uygulama var geçenlerde duydum.  Gencisi yaşlısı çoluğu çocuğu video çekiyor. Hani bir söz var ya’’Herkes bir gün 15 dakikalığına meşhur olucak’’ işte o misal.  Yükledim seyrediyorum beynim yanıyor. Çoluk çocuk genç yaşlı hepimiz ordayız. Küçük büyük herkes seyrediyor. Hani sokakta gördüğümüz teyzeler, dedeler, kadınlar, erkekler…

Hepsinin içinden canavar çıkmış sanki yıllarca sustukları, sınırladıkları, baskıladıkları davranışları sanal dünya ya kusuyorlar. Orasını burasını açanlar mı dersiniz, sevgili arayanlar mı dersiniz, yaşına başına bakmadan popo sallayanlar mı dersiniz, küfür edenler mi dersiniz, yatağını, koynundaki ini sergileyenler mi dersiniz. Çıldırmış olmalıyız.

Aklı salim birkaç kişi yapmayın etmeyin dese de iş çığrından çıkmış.

Yanlış anlaşılmasın tabi ki özgürlükten yanayım herkes özgür yaptıklarınla ama özgürlük böyle bir şey değil.

Bunun gibi bilmediğim ne uygulamalar var kimbilir. Yok, tanışma yok arkadaş bulma vs. vs. İnterneti doğru düzgün kullanan azınlık bir grup haricinde İnternet tek dertleri kendilerine yeni avlar arayan kadın ve erkeklerle dolu tabi birde ne buldum ne oldum delileri ile.

Sonra gelsin tv programlarında kayıp aranıyorlar, faili meçhul cinayetler, karısı internette tanıştığına kaçmış kocalar, kocası kaçmış kadınlar sağda solda helak olmuş çocuklar.

İnternet, aileleri kendi elleriyle imha ettiriyor.

Tehlike büyük, gittikçe de gibi büyüyor.

ARZU URAL

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • 24 kasım geldi yine, Öğretmenler Günü…

    24 Kasım 2020 Gündem, Köşe Yazıları, Suna Çiftci, Yazarlar

    Gün geçmiyor ki kutlanmayan, adı olmayan bir gün olarak yaşansın. 24 Kasım’ı da Öğretmenlere vermişiz. Neden? 24 Kasım 1928, Türkiye Cumhuriyeti devletininin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün "Millet Mektepleri'nin Başöğretmenliği"ni kabul ettiği gündür. Bakanlar Kurulu, Atamıza, 1 Kasım harf devriminden sonra,"Millet Mektepleri Başöğretmenliği" unvanını 11 Kasım 1928'de yaptığı toplantıda vermiş ve bu unvan, 24 Kasım'da Millet Mektepleri Talimatnamesi'nin yayımlanması ile resmileşmişti. Atamızın yüzüncü doğumyılı olan 1981 de bu günün Öğretme...
  • Ben Öğretmenim

    23 Kasım 2020 Gündem, Köşe Yazıları, Yazarlar

    Ben bir öğretmenim ve bana bir gün atfedilmiş. Bugünde sevinmeli miyim yoksa üzülmeli mi karar veremedim. Haber izlerken duyduğum şu kelime takılıyor aklıma aslında bu günde atanamayan öğretmenlerin sesiyiz. Bugün bizimlesiniz, peki kalan diğer günler neredesiniz. Atanamadığı için intihar eden öğretmen olunca da yanımızda oluyorlar, unutmuşum tabi. Hiçbiri de şunu söylemiyor bu daha da artacak ve üzülen sadece bizler olacağız. Biz istemez miyiz öğrencilerimizle birlikte olmayı onların sevinçleriyle sevinmeyi hüzünleriyle üzülmeyi. Sadece bir g...
  • Salgın mı Buhran mı

    20 Kasım 2020 Gündem, Köşe Yazıları, Yazarlar

    Bu tablo sizce neyi ifade ediyor? Sorusuna herkesin yanıtı şu olacaktır. Covid- 19 tablosu, sizce de öyle mi gerçekte. Tabloda bulunan birçok ülke, kendi kıtalarının veya bölgelerinin önemli ülkeleri değil mi? Peki ya bu tabloda Çin nerede birçok ülke virüs nedeniyle ekonomik ve sağlık açısından kırılırken Çin hala rahat bir biçimde büyümeye devam ediyor. Şunu da diyebilirsiniz adamlar çok iyi önlemler aldılar peki diğer ülkeler kapısını açıp öylece beklediler mi? Bunu yeni yayınlanan ekonomi haritasıyla da anlatabiliriz aslında. Yu...
  • Hz. Mevlâna kimdir ?

    22 Ekim 2020 Köşe Yazıları, Tolga Otlar, Yazarlar

    Mevlâna 30 Eylül 1207 yılında bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan'ın Belh şehrinde doğmuştur. Mevlana'nın babası Belh Şehrinin ileri gelenlerinden olup, sağlığında "Bilginlerin Sultanı" ünvanını almış olan Hüseyin Hatibi oğlu Bahaeddin Veled'tir. Annesi ise Belh Emiri Rükneddin'in kızı Mümine Hatun'dur.    Sultanü'I-Ulema Bahaeddin Veled, bazı siyasi olaylar ve yaklaşmakta olan Moğol istilası nedeniyle Belh'den ayrılmak zorunda kalmıştır. Sultanü'I-Ulema 1212 veya 1213 yılllarında aile fertleri ve yakın dostları ile birli...